İhsan Oktay kullandığı dil bakımından bizlere Doğu klasiklerini okuyormuş gibi bir his yaşatır. İşte bu yüzden İhsan Oktay Anar için “ Modern Zaman Masal Anlatıcısı” denilmektedir. Osmanlıca kelimeler ile kitaplarında yoğun bir tat bırakmaktadır. Bu tadı yazarın tüm eserlerinde yakalamak mümkün olduğu gibi Binbir Gece Masallarını andıran harika kurgulanmış hikayeler bizleri beklemektedir. İşte bu hikayelerden biri de Suskunlardır.

Kitap üç bölümden oluşmakta, her bir bölümü ayrı bir musiki makamı olan Yegah, Dügah, Segah makamları ile başlıklandırılmıştır. Ancak kitabın içinde diğer makamlardan da öylesine ustaca yararlanmıştır ki her bir makama ayrı bir teolojik olayın hikayesini yedirmeyi başarmıştır.

Örneğin, Segah makamı terennüm ettiğinde tabiatın yaratılmasından, Çargah makamı terennüm ettiğinde Ay ve Güneşin, Pençgah makamı terennüm ettiğinde deniz ve kara canlılarının, Şeşgah makamı terennüm ettiğinde insanın, Heftgah makamı terennüm ettiğinde yaradanını es eyleyip durduğunu yani hristiyan inancına göre dinlendiğini tasavur etmiş ve kitapta üç büyük semavi dinin sembollerinden bolca yararlanmıştır.

Kitap Osmanlı İmparatorluğu döneminde geçmektedir. Dönemin müzik anlayışını ele almasına karşın kitap fantastik&tasavvufi bir hikaye içermektedir. Kitabın örgüsü ana karakteri Eflatun’un gözünden yaşanmakta. Okurken kendinizi muazzam bir dönemin içinde bulacaksınız.

Kitaptan: “Senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim ‘Gel’ dememiz değil, ayrıca onların sana ‘Git’ demeleri. Hiç kimseye ‘kötüdür’ deme. Aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır.”

Okuduğum ve en sevdiğim İhsan Oktay kitabı olduğunu da belirtmek isterim.

Bir dipnot: Suskunlar kitabında hiç kadın karakter bulunmamaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 1500 karakter. 500 karakter kaldı.